Sosyal Medya

Güncel

S-400’leri almak için dengeler uygun mu?

Moskova ve Pekin’in birbirlerine yönelik endişeleri çok. Ama ABD her iki süper gücün üzerine abandığından-aslında kendisinin de en son istediği-Rusya-Çin yakınlaşmasına mümbit zemin sunuyor. Yoksa, Rusya-Çin ilişkileri üzerine giydirildiği kadar yekpare kumaştan değil.



Nedret Ersanel - Yeni Şafak

"Başkan Trump emir verirse, Çin’e yönelik nükleer bir saldırı için hazır olurum”...

ABD Pasifik Donanması Komutanı Oramiral Scott Swift geçtiğimiz Perşembe günü Avustralya’da gerçekleşen bir güvenlik konferansında söyledi bu sözleri...

Yaratacağı rahatsızlık sezildiğinden olsa gerek, hemen ardından donanma sözcüsü çıkıp, “bu ‘aşırı teorik’ soruya verilen bir yanıttı” düzeltmesini yaptı. (‘Hypothetically speaking, U.S. Admiral says ready for nuclear strike on China if Trump so ordered’, 27/07, Reuters.)

Nükleer füze değilse de laf ağızdan çıkmış oluyor ve bunun elbette bir anlamı var.. Hem ABD iç politikasında hem Rusya-Çin-Amerika üçgeninde...

İşin her iki boyutu da bizi ilgilendiriyor.. Şimdilik “yakın” kısmına bakalım...

Moskova ve Pekin’in birbirlerine yönelik endişeleri çok. Ama ABD her iki süper gücün üzerine abandığından-aslında kendisinin de en son istediği-Rusya-Çin yakınlaşmasına mümbit zemin sunuyor. Yoksa, Rusya-Çin ilişkileri üzerine giydirildiği kadar yekpare kumaştan değil.

ABD’nin nihai beklentisi, Kremlin ehlileştirildiğinde Çin’e karşı ortak edinmek. Hedeften hayli uzaklar ve bugün için yeni gelişmeler olduğunu söyleyebiliriz...

Rusya ve Çin arasındaki askeri işbirliği açık biçimde ABD’yi karşısına almış gözüküyor...

ABD-HİNDİSTAN-RUSYA-ÇİN BİRBİRİNE YÜKSELİRSE!

Bu ayın 14-17’sinde ABD, Japonya ve Hindistan deniz kuvvetleri Bengal Körfezi’nde bir tatbikat yaptılar. Her üç ülkede kriz coğrafyası sayılan Hint Okyanusu’nun bu bölgesine güçlü savaş gemileri ile geldiler. (3 uçak gemisi, 16 savaş gemisi, 2 denizaltı ve savaş uçakları.) Tatbikat elbette Çin’e karşıydı.

Buna cevap, dünyayı verev kesen politik fay hattının diğer ucundan geldi; Rusya ve Çin, 21-26 Temmuz günleri Baltık Denizi’nde bir tatbikat yaptı. (10 savaş gemisi ve savaş uçakları. Uçak gemileri için hava savunması sağlayan bir özel Çin destroyeri de dahil.)

İki süper güç de kaslı gemilerle bu tatbikatı yaptılar ama önemlisi; Çin ilk defa Baltık sularında bayrak gösterdi! (‘Chinese military vessels enter Russia’s Baltic for 1st time as joint drills kick off’, 21/07, RT.)

Rus-Çin ortak tatbikatının Amerika’nın stres yapmasına neden olan ilginç bir boyutu daha var; Çift ayaklı olması...

‘Joint Sea 2017’ tatbikatı iki bölümden oluşuyor. Bu Baltık tatbikatını Eylül’de Japon ve Okhotsk Denizi’nde (çoklu stratejik değeri barındırır!) yapılacak ikinci bir Rusya-Çin donanma tatbikatı izleyecek. Japon Denizi nasıl Çin’in ABD-Japon ittifakına karşı savunma hattı ise Baltık denizi de Rusya’nın NATO’ya karşı savunma hattı.

Çin Deniz Kuvvetleri’nin ilk kez NATO’nun alanı olan Baltık Denizi’nde sahneye çıkması, bunun için dünyanın yarısını dolaşması elbette yüksek sembolizm içeriyor. Pekin böylece Avrupa’ya da vaziyet etmiş oluyor!

Şüphe yok; Çin ve Rusya, Pasifik ve Baltık Denizlerinde boy vererek ABD tarafından kendilerine gösterilen dişe, diş gösteriyorlar. 

YENİ İNGİLİZ UÇAK GEMİLERİ NEREYE GİDİYOR?

Rus-Çin Baltık tatbikatının sorgulanması gereken bir zamanlaması da var; Çin Devlet Başkanı Xi ve Rusya Devlet Başkanı Putin, ABD Başkanı Trump ile Hamburg’daki G20 zirvesindeki görüşmelerden tatmin olmamışlar mıydı? Başkan Trump da mutlu değil miydi?.. 4 Temmuz’da resmi bir ziyaret yaşandı; Çin Başkanı Xi Jinping Moskova’ya gitti. Aynı sırada Kuzey Kore de balistik füze testi gerçekleştirdi ve yine gerilim yarattı. 4 Temmuz aynı zamanda ABD’nin ‘Bağımsızlık Günü’ydü! Yani, Temmuz ayı hayli karışık/riskli günler yaşamış... Toparlarsak; Rusya, Avrupa güvenlik mimarisinde yaşananlara karşı Çin’den destek alarak oyuna NATO’nun da dikkatle izleyeceği yeni bir kart ekliyor. (Bir süredir hızla genişletilen ve içinde NATO üyesi olmayan ülkelerin de bulunduğu, İngiltere liderliğindeki ‘Müşterek Keşif Gücü’ de bu manada kendine yer bulabilir. ‘Majestelerinin Yeni Küresel Ordusu’, 24/07, Gerçek Hayat.)

Çin de, tatbikatın ikinci ayağını oluşturan Uzak Doğu’da yine ABD ve ‘müttefiklerine’ karşı, Avrasya, Asya-Pasifik ve Kuzey Kore dengelerine Rus kartını katıyor.

Taze olarak, İngiltere’nin dün iki uçak gemisini birden Güney Çin Denizi’ne göndereceğini ‘Avustralya’da açıklaması normal değil ve orantısız. İnsanın, ‘Çin’e karşı mı Çin’in yanına mı’ diyesi geliyor!  

Son iki yıl içinde Rusya ve Çin’in, Karadeniz, Akdeniz, Baltık, Güney Çin Denizleri’nde gerçekleştirdiği ortak ve tekil operasyonlar, hatta Katar krizi esnasında Çin’in İran’la yaptığı tatbikat, (‘İran ve Çin’den Basra Körfezi’nde ortak tatbikat’, 18/07, AA.) dünya güç dengelerindeki elektriklenmeyi gayet güzel anlatıyor.  

Esasen bu gelişmeler Türk Deniz Kuvvetleri’ne yapılan yatırımı da izah ediyor ve artırılmasını tavsiye ediyor. Biz, bu baskının Amerikan iç politikasında ne anlama geleceğini, Türkiye ve Rusya’nın son aşamaya getirdiği S-400 alımlarıyla birlikte hangi dalgalanmaları yaratacağını kestirmeliyiz. ABD Genelkurmay Başkanı’nın “kaygılanırız” ifadesini de unutmadan... Bana sorarsanız, dış politika şüphelerini gidermekte birinci(l) soru olan, “S-400’ler için konjonktür uygun mu” sorusunun yanıtı artık “evet”tir... 

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

Tasarım ve Kodlama BEYRİBEY BİLİŞİM